İnsanlığın tüm dünyada pandeminin yarattığı büyük sorunlarla yüz yüze kaldığı, her açıdan zor bir yılı geride bıraktık. İşsizlik, gerileyen ücretler ve belirsizlik, milyonlarca insanın açlıkla ölüm arasında sıkışmasına yol açtı. “Çarklar dönecek ekonomi işleyecek” diyerek, pandeminin en yoğun olduğu dönemlerde bile milyonlarca emekçi fiziki mesafe koşullarının hiçe sayıldığı ortamlarda çalışmak zorunda kaldı. Covid-19 ile birlikte işçi ölümleri daha da arttı ve çalışmak bir can pazarına dönüştü. Pandemi, sermaye sınıfı için fırsata çevrilmeye çalışıldı. Sendikal faaliyetler askıya alındı. Tek taraflı ücretsiz izin uygulaması yasalaştı. Kısa çalışma genişletildi. Eylem ve etkinlikler yasaklandı, engellendi. Kıdem tazminatını tasfiye edecek, esnek çalışmayı yaygınlaştıracak düzenlemeler gündeme geldi. İşsizlik yükseldi. Hayat pahalılığı arttı. Geçim derdi sağlık endişesini aştı. Kadın cinayetlerinin, tacizin, istismarın olmadığı bir gün geçmedi. Hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı gibi Anayasal hükümler rafa kaldırıldı. 2020 yılında bir kez daha gördük ki, halkın ve emekçi sınıfların yaşamını […]