YanMenu

05
Au

DİSK Kadın Komisyonu, 8 Mart için sokağa çıktı.

8 Mart İçin Kadıköy İkelede buluşan, aralarında sendikamız üyesi metal işçisi kadınların da bulunduğu DİSK’li kadınlar “Yaşamımıza ve haklarımıza sahip çıkıyoruz" diyerek, bir basın açıklaması yaptılar. 

DİSK adına bildiriyi Acel Elektrik işyeri bastemsilcimiz "Meltem Yıldız" okudu

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava
İskele'deki basın açıklamasından sonra bildirilerini dağıtarak Kadıköy Evlendirme Dairesine geçen kadınların programı başladı. DİSK Genel Sekreteri ve sendikamız Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu katılan kadınları selamladı.
Tiyatro gösterisinin ardından DİSK Korosu kadın üyeleri sahnedeydi.


Görüntünün olası içeriği: 12 kişi, oturan insanlar

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

DİSK Genel Sekreteri, Sendikamız Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu’nun, DİSK 8 Mart Etkinliği Konuşması

DİSK’e bağlı sendikaların kadın üyeleri, sendikalarımızın yöneticileri, dayanışma ve destek için aramızda olan kadın örgütlerinin temsilcileri, değerli dostlarımız.

13-14-15 Şubat tarihlerinde genel kurulunu yapan DİSK’imizin yeni yönetimi adına sizleri mücadele duygularımla selamlıyorum. Yeni yönetimin ilk faaliyetlerinden birinin de kadın üyelere yönelik bir etkinlik olmasından büyük bir memnuniyet içinde olduğumuzu belirtmek isterim.

Değerli kadınlar,

8 Mart, kadınların özel alanda ve kamusal alandaki haklarını elde etme yolunda girmiş oldukları mücadelelerinde önemli bir gün.

Yüz yılı aşkın bir süredir verilen bu mücadele ile Kadınlar siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda önemli haklar ve kazanımlar elde ettiler.

Değişiyoruz, farklılıklarımızla çeşitleniyoruz. Ayrımcılığa uğrayan, göz ardı edilen, görünmeyen gruplar görünmek için, söz sahibi olmak için, var olmak için her alanda sesini yükseltiyor.

Eşitlik, adalet ve demokrasi kavramları işçilerin, kadınların verdikleri mücadele ile anlamı genişleyen, dönüşen kavramalar haline geldi.

Sendikalarımızın Değerli Üyeleri

Erkek egemen toplumda geleneksel kültür, eril politikalar, cinsiyetçi söylem kadını ve emeğini her alanda ikincilleştiriyor.

Toplumsal yaşamın sürdürülmesinde, emeğin yeniden üretiminde ve çalışma hayatı içinde yarattıkları değere bakıldığında, kadının ve emeğine biçilen rolün arkasında ataerkillik ve toplumsal cinsiyet rolleri yattığı biliniyor

Kadınların çalışma hayatına girmesiyle birlikte, toplumsal cinsiyet rollerinde bir değişim, dönüşüm olmadı. Yükleri daha da arttı.

Kadınlar toplumsal cinsiyet rollerinden kurtulmak, insan haklarını eşit bir şekilde kullanmak için politikaların hayata geçmesini bekliyor.

Erkek egemen kapitalist düzen ise aksine kadınlardan hem toplumsal cinsiyet rollerini üstlenmesini, hem de emeğini ucuz, güvencesiz ve örgütsüz bir şekilde sermeyenin hizmetine sunmasını bekliyor.

Dünyanın yarısını kadınlar oluşturmasına rağmen paylarına düşen eşitlik henüz sağlanamadı. Kadınlar siyasette, sendikalarda, istihdamda, eğitimde, gelirde hak ettiğine ulaşamadı.

Bu nedenle kadınlar her alanda erkek egemenliğini geriletmek için mücadeleye devam ediyor.

Bugün ülkemizin içinden geçtiği bu anti demokratik dönemde baskının ve zorun arttığı, her kesimin susturulmaya, sindirilmeye çalıştırıldığı dönemde dinamik, yükselen bir kadın hareketi var.

Asırlardır kadınlar yalnız emeğinin yok sayılmasına, çifte sömürüye karşı direnmiyor aynı zamanda bedenlerine hayatlarına yönelik saldırılara karşı da direniyorlar.

Kadın cinayetleri hızla artıyor. Kadınlar en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor. Hükümetin muhafazakar politikaları, dili kadına ve çocuklara yönelik şiddeti körüklüyor. Çocuk istismarını önlemek için değil meşrulaştırmak için adım atılmaya çalışılıyor.

Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri yaşamın her alanında kadınları tehdit ediyorken, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı sözleşme tehdit altındayken, cinsel taciz ve kadına yönelik ayrımcılık çalışma hayatında kadınları bekleyen en büyük hak ihlaliyken, sendikaların kör, sağır ve dilsizi oynamaya devam etmesi kabul edilemez.

İşçi sınıfının bir parçası olan kadınların yaşamın her alanında yaşadıkları sorunlara sendikaların kayıtsız olmaları mümkün değil. Erkek egemen ve geleneksel olarak erkek işçiler üzerinden örgütlenen ve politikalarını oluşturan sendikalar için değişim artık bir zorunluluk.

Bu anlayışla, Birleşik Metal-İş Sendikası’nda 2016 yılından bu yana daha ısrarlı bir kadın politikasını hayata geçirmeye çalışıyoruz. Elbette kolay değil. Ama ısrarlı bir çalışmanın fark yarattığını gördük.

Yönetim olarak kadın komisyonun çalışması için gerekli imkanları sunduk. Kadın eğitimlerini, kadın üyelerin özgüvenlerini, cesaretlerini ve sendika ile bağlarını güçlendirecek formda yılda iki defa düzenliyoruz.

Kadına yönelik şiddet ve cinsel tacizin önlenmesi temel politikalarımızın arasında ve farkındalık çalışmalarını hayata geçiriyoruz.

Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri iki yılı aşkın bir süredir erkek işçilere vermeye başladık.

Eşitlik politikalarını birçok düzlemde hayata geçirmek için çaba harcıyoruz.

Bu çalışmalarımız sonucunda kadın temsilci sayımızda önemli bir artış sağladık.

Şube yönetim, denetim ve disiplin kurullarında kadın üyelerimiz yer almaya başladı. Kadın işçiler sendikamızda bugüne kadar hiç olmadığı kadar görünür oldu.

Toplu sözleşmelerimizde başta toplumsal cinsiyet eşitliği ve işyerlerinde şiddet ve tacizin önlenmesi için maddelere yer vermeye başladık.

Ve nihayetinde Tüzüğümüzde yaptığımız değişiklikle kadına çalışmalarının devamlılığı için önemli bir adım attık.

Farkındayız daha gidecek yolumuz var.

Değerli misafirler,

DİSK Genel Kurulunda yapılan bir değişiklikle artık Konfederasyonumuz bir kadın dairesine kavuştu. Ve inanıyorum ki, bugüne kadar Birleşik Metal-İş Sendikasında yapmış olduğumuz kadın çalışmasının daha fazlasını konfederasyonumuz üzerinden, bir çok sendikada hayata geçmesini sağlayacağız.

Kadınların hem çalışma hayatında hem de yaşamın diğer alanlarında yaşadıkları sıkıntılara yönelik politikaların hayata geçirilmesinde, kadın erkek eşitliği başta olmak üzere toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında önemli adımlar atacağız.

Kadınları daha çok sendikal alanda çeşitli kademlerde göreceğiz. Bizler sendika yöneticileri olarak, karar verici ve uygulayıcılar olarak sorumluluğumuzun farkındayız. Sizlerle birlikte kadınları ve sendikaları daha güçlü kılmak için elimizden geleni yapacağız.

Sözlerimi toparlarken, DİSK yönetimi olarak, uluslararası dayanışma ve mücadele günü olan 8 Mart’ınızı kutluyor ve önümüzdeki yılların mücadele ve zaferlerle dolu olmasını diliyorum.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, sahnedeki insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekan