Sermaye şimdi de “kriz” var diyemiyor ancak “darboğaz” var, batıyoruz çığlıkları altında, ücretlerimizi, çalışma hakkımızı, vergilerimizi gasp ederek, yani sömürü çarkını güçlendirerek işçi sınıfının yenilgisi üzerinden krizi yine hasarsız bir biçimde aşma hevesinde. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası olarak; krizin faturasını yoksulluk sınırının altında güçlükle yaşayan emekçi sınıflara çıkarılmasını reddediyor, bedelin yüksek gelirlerle karlarına kar katarak sefa süren sermaye kesimlerinin ödemesi gerektiğini, işçi sınıfı adına taleplerimizin arkasında ısrarla duracağımızı tüm kamuoyuna bir kez daha açıklıyoruz. Türkiye’de kriz var mı, yok mu tartışmaları gündemin ilk sıralarına oturmuş durumda. Güncel veriler bize kimi sektörlerde krizin etkilerini gözlemleme olanağı veriyor. Ücretsiz izinler, fazla mesailerin kesilmesi, işten çıkartmalar, ücretlerde gecikme ilk elden karşılaştığımız uygulamalar. Bunun anlamı kimi zaman gelirde düşme, kimi zaman işsizlik demek. Sanayi işçisi 2008-2009 yıllarındaki krizin etkilerini çok iyi hatırlıyor. 2008 yılında başlayan küresel krizin sonuçlarını ağır bir biçimde yaşadık. Sendikamız o dönemde […]