• arrow_back Ana Sayfa
  • keyboard_arrow_rightkategoriler
  • keyboard_arrow_rightBasın Açıklamaları

Basın Açıklamaları

trending_flat

OMSA Metal direnişçileriyle İsveç Başkonsolosluğu önündeydik

Kocaeli Dilovası'nda kurulu, İsveç sermayeli OMSA Metal işyerinde anayasal haklarını kullanarak sendikalı oldukları için tazminatsız işten çıkarılan, 65 gündür fabrikanın önünde onurlu direnişlerini sürdüren 57 üyemizle birlikte bu sabah (11 Eylül 2025 Perşembe) İsveç Başkonsolosluğu önündeydik. İstanbul Beyoğlu'nda bulunan konsolosluk binası önünde, yoğun polis ablukası altında gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasına direnişteki OMSA işçileri ve ailelerinin yanı sıra merkez ve şube yöneticilerimiz, uzmanlarımız, işyeri temsilcilerimiz ve üyelerimiz katıldı. Emek dostu siyasi parti ve örgütler ile kardeş sendikalarımızın temsilcileri de eylemimize destek verdi. "Sendika hakkımız engellenemez", "İnsanca yaşamak istiyoruz", "Direne direne kazanacağız", "Patronların kölesi olmayacağız" sloganlarının atıldığı eylemde basın açıklamasını DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Sendikamızın Genel Başkanı Özkan Atar yaptı.  Atar'ın konuşmasından bazı satırbaşları şu şekilde: • “İsveç Konsolosluğu’nun önündeyiz şu anda. İsveçli, yüzde 100 İsveç sermayesi olan OMSA Metal’in patronları, yöneticileri, daha ilk andan itibaren öncü bir arkadaşı işten çıkardılar ve akla hayale […]

trending_flat

Büyükanne bitti, şimdi de Komşu Anne… KREŞ TEMEL BİR HAKTIR!

Hükümet, kadınların omuzlarına yüklenen çocuk bakım sorumluluğunu alacak kalıcı kreş uygulaması yerine geçici, güvencesiz, denetimsiz projelerini uygulamaya devam ediyor. Geçmişte pilot uygulaması yapılan büyükanne projesinden sonra şimdi de bulduğu yeni fonla “Komşu Anne” projesini pazarlıyor. Bakım yükünü yine kadınların üzerine yıkıyor. Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın uluslararası örneklere dayanarak övdüğü uygulama, kendisine ancak güçlü bir kreş altyapısında zemin bulmaktadır. Dünyadaki söz konusu örneklere bakıldığında tamamlayıcı/destekleyici bir uygulama olduğu görülen childminding (çocuk bakıcılığı) uygulaması, niteliği ve riskleri nedeniyle kreşe alternatif olacak bir uygulama değildir. Ülkemizde henüz kamusal kreşler yeterli değilken bu proje çözüm değil, sorunun savuşturulması ve derinleşmesi anlamına gelecektir. Kadınların istihdama katılımının önündeki en büyük engel, çocuk bakımının kadınların sorumluluğu olarak görülmesidir. Bu durum, kadınların işten ayrılmalarının da başlıca nedenidir. Oysa bakım hizmetleri, sosyal devletin asli görevlerinden biridir. Çocukların sağlıklı ve güvenli ortamlarda büyüyebilmeleri, ebeveynlerinin ise gözleri arkada kalmadan iş […]

trending_flat

2025-2027 Dönemi MESS Grup TİS teklifimizi açıkladık

DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası olarak 2025-2027 Dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi için yetkili olduğumuz 32 işletmeden yaklaşık 11 bin üyemiz adına teklifimizi bu sabah sendikamızın genel merkezinde düzenlediğimiz basın toplantısında açıkladık. Sendikamızın Genel Başkanı Özkan Atar'ın konuşma metninin tamamını paylaşıyoruz: Değerli basın emekçileri,   Metal işkolu Grup Toplu İş Sözleşmesi sürecindeyiz. Toplu pazarlık sürecinin önümüzdeki günlerde başlamasını bekliyoruz. Bugün sizlere özetini sunacağım toplu sözleşme taleplerimizi ve teklifimizi önümüzdeki günlerde MESS’e vereceğiz ve ilk toplantının gününü belirleyeceğiz. İşkolumuzdaki Grup Toplu İş Sözleşmeleri; sözleşme kapsamındakiişçinin çokluğu, işçilerin örgütlülük düzeyinin yüksekliği ve niteliği, MESS’in işveren örgütleri içindeki farklı durumu ve sektörün ekonomi içindeki büyüklüğü nedeniyle hep önemli olmuştur.  MESS ile yapılan Grup Toplu İş Sözleşmesi özel sektördeki en büyük, en fazla işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesidir; başka sektörler için de sonuç yaratmakta, başka sektörleri de etkilemektedir.  Bu nedenle, “Metal İşçisi Kazanırsa Bütün İşçiler Kazanır” sözü gerçek bir duruma işaret etmektedir. Metal sektörü, […]

trending_flat

30 Ağustos kutlu olsun: Zaferde işçi sınıfımızın kökleri vardır

Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolda 19 Mayıs 1919’da başlayan milli mücadele, 30 Ağustos 1922’deki “Büyük Taarruz’’ ile taçlandı. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlayan kurtuluş mücadelesi 30 Ağustos’ta büyük bir zafere ulaştı. Bu zaferde ülkenin dört bucağından gelip, geleceği için savaşan yoksul köylüler ve emekçi halkımızın canı, kanı ve onuru vardır. Onların çocukları ve torunları ise bugün işçi sınıfımızı oluşturuyor. Bu nedenle ülkemizin bağımsızlık mücadelesinde ve sonundaki zaferde işçi sınıfımızın kökleri vardır. Emperyalist işgale karşı verilen savaş ve elde edilen zaferi bağımsızlık, eşit yurttaşlık ve aydınlanma fikri izledi. Tamamı Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün de ısrarla sahip çıktığımız devrimci atılımlarıdır. Bizler işçi sınıfımızın temsilcileri olarak bu devrimci atılımı, yani Cumhuriyet’in değerlerini, yıllar içinde uğradığı tahribata karşı savunmaya devam edeceğiz. Bağımsız, laik ve adil bir ülkede, eşitlik içinde bir yaşam, işçi sınıfının mücadelesinin eseri olacaktır. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!

trending_flat

17 Ağustos’u unutmadık: Deprem değil, rant düzeni öldürür!

Ülkemiz, tarihin en büyük acılarından ikisini, 17 Ağustos 1999 ve 6 Şubat 2023 depremlerinde yaşamış, on binlerce insanımızı ihmaller ve rant hırsı yüzünden toprağa vermiştir. Yakın dönemdeki bu büyük felaketlerden ilki olan 17 Ağustos’un yıldönümünde, yitirdiğimiz canları bir kez daha hasret ve saygıyla anarken, acıların ve yıkımın esas sorumlularını unutturmamalıyız. Geçen onca yıla rağmen değişmeyen tek şey, acılardan ders çıkarmayıp bilimi ve tekniği değil, sermayenin menfaatini esas alan iktidar zihniyetidir. 17 Ağustos ve 6 Şubat depremleri, bu topraklarda yaşananların basit birer doğal afet olmadığını, aksine sistematik bir ihmalin, denetimsizliğin ve gözünü kâr hırsı bürümüş bir düzenin acı sonuçları olduğunu defalarca kanıtlamıştır. Yıllardır “deprem vergileri” adı altında toplanan kaynakların nereye harcandığı belirsizliğini korurken, bu fonların halkın can güvenliği için değil, bambaşka amaçlar için kullanıldığı acı bir gerçektir. Bugün “kentsel dönüşüm” adı altında yürütülen politikalar, ne yazık ki afetlere karşı bir hazırlık […]

trending_flat

‘İnsanca yaşam mücadelemiz grev yasaklarıyla durdurulamaz!’

TÜRK-İŞ’e bağlı Türkiye Maden-İş Sendikası’nın 1 Ağustos’ta Eti Maden’e bağlı bor işletmelerinde başlatmayı planladığı grev, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzalı kararla “milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu” iddiasıyla yasaklandı. Sendikamız, grev ve adil toplu sözleşme hakkının açıkça ihlali olan bu yasak kararına sert tepki gösterdi. Sendikamızın Genel Başkanı Özkan Atar, sosyal medyadan yaptığı açıklamada bu yasağa boyun eğilmemesi gerektiğini vurguladı. https://twitter.com/OzkanAtarr/status/1950813919800348923 Genel Başkanımızın paylaşımı şu şekilde: “Yüz binlerce kamu işçisinin ve bir bütün olarak işçi sınıfımızın ekmek ve insanca yaşam mücadelesi, AKP iktidarının grev yasakları ile durdurulamaz. KÇP görüşmelerinde masada olan konfederasyonların süreci hükümetle ‘karşı karşıya gelmeden’ yürütmeye çalışarak geldiği nokta; işçinin ekmeğine ve geleceğine en şiddetli saldırı olan grev yasaklamasıdır. Grev yasağının muhatabı olan sendikalar başta olmak üzere tüm konfederasyonlar derhal, Anayasa’ya aykırı, haksız ve hukuksuz grev yasaklarını tanımayacaklarını, mücadelenin ortaklaştırılarak büyütüleceğini ilan etmelidirler. Biz grevi en çok yasaklanan sendika ve metal […]

trending_flat

Manisa Accell Bisiklet Fabrikası’nda grevimiz başladı

Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve Manisa Şubemize bağlı Accell Bisiklet Sanayi ve Ticaret A.Ş. işyerinde bugün (11 Temmuz Cuma) grev pankartımızı astık... Sendikamız 2022 yılında Accell Bisiklet işyerinde örgütlenmiş, yürütülen toplu pazarlık süreci sonucunda ilk dönem toplu iş sözleşmesi imzalanmıştır. İşyeri için 2’nci dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri 27 Ocak 2025 tarihinde başlamıştır. 27 Mart 2025 tarihinde uyuşmazlık tutanağı tutulmuş, ardından arabulucu süreci işletilmiş, 16 Mayıs 2025 tarihinde arabulucu raporu taraflara ulaşmıştır. Bu süreçte sendikamız, masada anlaşma sağlanması için tüm yapıcı yaklaşımını göstermiştir. Ancak işveren tarafından üyelerimizin kabul edeceği bir ücret ve sosyal haklar teklifi sunulmamıştır. Ayrıca, ikinci dönem toplu iş sözleşmesi görüşmeleri devam ederken, işyerinin satış işlemi sonuçlanmış ve Amerikalı yatırım şirketi KKR & Co’ya ait Accell Bisiklet’in, yerli sermayeli Nahita Holding bünyesindeki Bisan Bisiklet’e devrine ilişkin süreç, 19 Haziran tarihinde Rekabet Kurumu tarafından onaylanmıştır. Şirketin yeni […]

trending_flat

2 Temmuz Sivas Davası, emek mücadelemizin ayrılmaz parçasıdır

Yakılan bir otel değil; Türkiye’nin aydınlık, eşitlik, özgürlük umududur. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin düzenlediği şenlik sürerken 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ın merkezinde insanlık düşmanı gerici topluluk Madımak Oteli’ni ateşe verdi. Toplumun el emeğinin, göz nurunun sembolü düşünürler, yazarlar, şairler, kalbi daha güzel bir dünya için çarpan gencecik yurttaşlardan oluşan 35 insanımız ateşler içinde can verdi.   Daha önce 1 Mayıs 1977’de, Çorum’da, Kahramanmaraş’ta benzer katliamları örgütlemiş demokrasi düşmanı karanlık odakların tezgâhıyla hareket eden gerici grup; Alevileri, aydınları Türkiye toplumunun gözleri önünde katletti. Bu esnada devletin güvenlik aygıtı, idari amirler, Ankara’daki siyasiler olan biteni uzaktan seyretti. Devletin vatandaşlarını koruma görevi savsaklandı, gerekli tedbirler ısrarla alınmadı. Sonrasında da katillere kol kanat gerildi, Şevket Kazan gibi siyasiler avukatlık görevini dahi üstlendi. Neticede Sivas davası karartıldı. Yargılananlar cezasızlıkla ödüllendirildi. Sivas davasında en son firari 3 sanık hakkındaki suçlamalar zamanaşımı gerekçe gösterilerek 2023 yılında […]

trending_flat

Ciğerlerimiz yanıyor, geleceğimiz göz göre göre yok oluyor!

Haziran ayının son günlerinde Bilecik, İzmir, Hatay ve Türkiye'nin dört bir yanında, önceki yıllarda da yaşadığımız gibi ciğerlerimizi yakan orman yangınları yaşıyoruz, derin bir üzüntü ve öfke içerisindeyiz. Yangınlarda kaybettiğimiz orman varlığımız, sadece bugünün değil, geleceğimizin de yok oluşudur. Bu felaketler karşısında duyduğumuz acı, maalesef ki yetersiz önlemler ve ihmaller nedeniyle katlanarak artmaktadır. Yıllardır her yaz yaşadığımız bu felaketlerin önlenebilir olduğunu, alınacak basit tedbirlerle önüne geçilebileceğini defalarca dile getirmemize rağmen, iktidarın vurdumduymazlığı ve günübirlik politikaları sonucunda bugün bu yangınlarla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Önceki yıllardan biliyoruz ki Türk Hava Kurumu'nun (THK) geçmişte başarıyla yürüttüğü yangın söndürme uçağı organizasyonu ve bakım hizmetleri sonlandırılmıştı. Son olarak mayıs ayında Türk Hava Kurumu’nun elindeki 8 adet yangın söndürme uçağını satışa çıkarmasıyla elverişli bir imkânın ısrarla değerlendirilmediğini gözlemliyoruz. Orman Genel Müdürlüğü’nün ise bu sene açtığı uçak kiralama ihalelerinde 2025-2027 yılları arasında kiralamak istediği uçaklar arasında THK’nın […]

trending_flat

SAVAŞ İÇİN DEĞİL, HALKLARIN REFAHI İÇİN BÜTÇE!

NATO'nun 2025 Lahey Zirvesi'nde kabul edilen kararlar, bizleri derinden endişelendirmiştir. Üye ülkelerin “bir milyar vatandaşını koruma”, “özgürlük ve demokrasiyi savunma” gibi söylemlerle süslenen bu bildirinin, özünde militarizmi ve savaş harcamalarını körükleyen bir yaklaşımı benimsediği açıkça görülmektedir. Özellikle 2035 yılına kadar GSYİH'nın %5'inin savunma harcamalarına ayrılması taahhüdü, Türkiye ve tüm dünya işçi sınıfının geleceği adına ciddi kayıpların habercisidir. NATO'nun, Rusya ve terörizm tehditlerini gerekçe göstererek savunma harcamalarını artırma kararı, zaten ağır koşullar altında ezilen işçi sınıfı için yeni yükler anlamına gelecektir. Bu tür devasa askeri harcamalar, kamu kaynaklarının sosyal politikalardan, eğitimden, sağlıktan çalınması demektir. Ekolojik tahribat demektir. Dahası tarihten biliyoruz ki, savunma bütçelerine ayrılan payların artırılması dünya çapında silahlanma yarışını körüklemekte ve dünyanın yoksul, ezilen halklarının refahı için harcanacak kaynaklar ölüm ve yıkım araçlarına gitmektedir. Asıl amacın emperyalist ülkelerin savaş örgütü olan NATO eliyle sermayenin ve silah baronlarının çıkarlarının korunması olduğu […]

Bostancı Mah. E80 Yanyol Cad. No:2 34744 Kadıköy - İSTANBUL 0533 541 87 95 / 0533 541 87 96 / 0216 380 85 90 / 0216 410 80 27

Birleşik Metal İşçileri Sendikası’nın varlık nedeni, üyelerinin ekonomik, demokratik, sosyal ve kültürel sorunlarına çözümler üretmek ve bunları birlikte hayata geçirmektir. Birleşik Metal-İş metal işçilerinin umududur.

Login to enjoy full advantages

Please login or subscribe to continue.

Go Premium!

Enjoy the full advantage of the premium access.

Stop following

Unfollow Cancel

Cancel subscription

Are you sure you want to cancel your subscription? You will lose your Premium access and stored playlists.

Go back Confirm cancellation