Sendikamızdan açıklama: İşçiler anayasal haklarını çiğnetmeyecek!
Türkiye Cumhuriyeti, anayasasına göre demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Ancak bugün iktidarın siyasal tercihleri ve bu tercihler doğrultusunda hareket eden idari makamların uygulamaları, anayasal hak ve özgürlükleri giderek daha fazla daraltmakta; yurttaşların en temel demokratik haklarını kullanmasını fiilen imkânsız hale getirmektedir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, ifade hürriyeti, örgütlenme özgürlüğü ve sendikal haklar, Anayasa’nın yurttaşlara tanıdığı ve güvence altına aldığı temel haklardır. Bu haklar iktidarların lütfu değildir. Devletin ve idari makamların görevi bu hakları ortadan kaldırmak değil, kullanılabilmelerinin koşullarını güvence altına almaktır. Oysa biz bugün tam tersine tanık oluyoruz. Valilikler ve kaymakamlıklar tarafından alınan geniş kapsamlı toplantı ve gösteri yasakları, artık istisnai tedbirler olmaktan çıkarılmış, adeta olağan idare biçimine dönüştürülmüştür. İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesi ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, idari makamlar tarafından sürekli şekilde temel hakları sınırlandıracak biçimde yorumlanmaktadır. Üstelik bu yasaklar çoğu zaman […]
