YanMenu

18
May

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun

Birleşik Metal-İş Sendikası olarak büyük şanlı tarihin sorumluluğu ve bilinciyle emekçi halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlarız. 

Ellerinde donanmalar, toplar, tüfekler vardı. Dişlerinin arasında bizim ekmeğimiz, ekinimiz, etimiz… Ayakları altında çiğnedikleri bizim topraklarımız. Masalarında cetveller, pergeller parsel parsel paylaştıkları bizim köyümüz, kentimiz, yurdumuzdu. 1. Dünya savaşının en ateşli günlerinde sömürücüler ülkemizin dört bir yanını işgal etmişlerdi. Fakat topraktan ve demirden hayatı yoğuran halk henüz son sözünü söylememişti. Emekçi cefakâr halkımız en güç koşullarda emperyalist paylaşım savaşına karşı tarihin en onurlu sayfalarından birini daha yazmayı başardı.

Ve nihayet takvimler 23 Nisan 1920’yi gösterdiğinde Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Ulusal kurtuluş savaşının devam ettiği yıllarda halk artık seçtiği vekiller üzerinden kendi kendini yönetme hakkını da kazanmıştı.  

Birleşik Metal-İş Sendikası olarak büyük şanlı tarihin sorumluluğu ve bilinciyle emekçi halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlarız. Türkiye işçi sınıfı halk egemenliğini korumak ve geliştirmek için aralıksız mücadelesini sürdürecektir. 23 Nisan’ın 101’inci yılında işçiler, işsizler, köyüler, çocuklar, gençler, kadınlar, öğrenciler; saltanat sevdalılarına, emperyalizm işbirlikçilerine, vurgunculara karşı amansız mücadelesini sürdürecek egemenlik haklarından asla vaz geçmeyecektir.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun

Yaşasın Cumhuriyet

-------------------------

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı kutlarken bundan tam elli üç yıl önce bu anlamlı günün 48. Yıl dönümünde gazeteci yazar Çetin Altan’ın köşesinde yazdığı yazıyı hiçbir değişiklik yapmadan sizlerle paylaşıyoruz.

 

EĞLENİN YAVRULARIM EĞLENİN

Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının kırk sekizinci yıldönümü. Bugün Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Eğlenin yavrularım, eğlenin. Gülün, oynayın, koşun, bağırın. Egemen bir ülkede özgür ve mutlusunuz.

Amerika, Karadeniz kıyılarındaki bakır madenlerimizin, yüzde elli bir oranında kendileriyle iş yapacak patronlara devredilmesini istemiş. Biliyorsunuz dostumuzdur Amerika. Topraklarımızın 32 milyon metrekaresi üstünde onun bayrağı dalgalanır. Her Bakanlığımızda onun uzmanları, gizli güvenlik teşkilatımızda onun dolarları, Anadolu köylerinde onun barış gönüllüleri vardır. Başbakan dahi onun firmalarının komisyonculuğundan gelmiştir iktidara ve onun Başkanıyla kol kola çektirdiği resimleri halka dağıtmanın kıvancıyla toplamıştır oyları.

Amerika, bakırlarımızın yüzde elli bir oranında kendisiyle iş yapacak patronlara devrini istiyorsa, elbette bu egemenliğimiz ve özgürlüğümüz içindir.

Eğlenin yavrularım, eğlenin. Gülün, oynayın, koşun, bağırın. Egemen bir ülkede özgür ve mutlusunuz.

O kadar özgür ve mutlusunuz ki, kazara aklınıza vatanımızda dalgalanan çok yıldızlı bir yabancı bayrağına bakarak kuşku girerse, Savcı yapışabilir yakanıza:

-Niye düştünüz bu kuşkuya, diye…

Ve şayet küçücük çıplak ayaklarınızla koskoca İstanbul şehrinde yatacak bir yer bulamıyor da, kapı diplerinde kıvrılıyorsanız, yüreğiniz hiç kararmasın, 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramı sizler içindir.

Eğlenin yavrularım, eğlenin. Gülün, oynayın, koşun, bağırın. Egemen bir ülkede özgür ve mutlusunuz.

On yaşına kadar bin tanenizde dört yüz ellinizi mezarlıklara mı götürüyorlar? Büyük kentlerin gecelerinde dar ve karanlık sokaklarda sizi on liraya satanlar mı var? Köylerde okulsuz, bakımsız ve pabuçsuz inekleri mi güdüyorsunuz?

Aman sakın…  Savcı çok kızar bu sözlere. Egemen ve özgür olduğunuzu inkar sayılır bu; sınıfı sınıfa düşürmek, hükümetin manevi kişiliği, milletin bütünlüğü, demokrasiye karşı çıkmak, milli çıkarlara aykırı hareket ve daha türlü türlü maddelerle bir gece yarısı alınıp cellatlara verilirsiniz.

Eğlenin yavrularım, eğlenin. Gülün, oynayın, koşun, bağırın. Egemen bir ülkede özgür ve mutlusunuz.

Savcılar, polisler, zindancılar, jandarmalar, “Egemen ve özgür değiliz” demeye çok kızarlar. Hele küçücük boyunuz, daracık göğsünüz, sıska vücudunuz ve yırtık pantolonunuzla, araba vapuru iskelelerinde otomobil camı silerken, gözünüz arabanın içindeki temiz giyimli, şık ayakkabılı, taranmış saçlı çocuklara kayarsa içinizi çekmeyin. Bir iç çekiş sosyalistlik, iki iç çekiş komünistlik, üç iç çekiş anarşistlik, dört iç çekiş ihtilal, özgürlüğe ve egemenliğe karşı çıkmak, Rus casusu olmak, Pekin’e satılmaktır. Sonra sizlere, fakirlikte eşitlik arıyor, derler. Demokrasi düşmanı derler. Milli değilsiniz derler. İçinizi çekmeden silin arabaların camlarını. Ellerinin tersiyle sinek kovar gibi sizleri kovanlara özgürlük ve egemenlik aşkına neşeli gülücükler yapınız. Ezilip, horlanıp sürünmek şanıdır demokrasimizde yaşayan fıkara çocuklarının. Bu şandan sizleri tutamaksız bırakanları yoksun etmeyiniz.

Eğlenin yavrularım, eğlenin. Gülün, oynayın, koşun, bağırın. Egemen bir ülkede özgür ve mutlusunuz.

Babanız, on liraya harç mı çekiyor bir inşaatta, köyde ağa yanaşması olarak mı çalışıyor boğaz tokluğuna, gazete mi dağıtıyor sabahın kör karanlığında? Bir de babalarınızın harç çektiği binaların yükselişine bakınız, ağaların ton ton pamuk balyalarına ve gazetelerin büyük rotatiflerine. Onların içinde ve gölgesinde yaşayan çocuklar sizlerin kardeşlerinizdir. Özgürlük ve egemenlikte eşitsiniz onlarla, hele şehitlik payesi en çok sizler içindir.

Eğlenin yavrularım, eğlenin. Gülün, oynayın, koşun, bağırın. Egemen bir ülkede özgür ve mutlusunuz.