YanMenu

19
Haz

Nefret Söyleminin, Ayrımcılığın ve Eşitsizliğin Önünü Açan Anayasa Değişikliğine Hayır!

Bizler Metal işçisi kadınlar olarak; çocuklarımızın geleceğini karanlığa asla teslim etmeyeceğiz. Temel hak ve özgürlükleri ve laiklik ilkesini ayaklar altına alacak, nefret söyleminin, ayrımcılığın ve eşitsizliğin yolunu açacak olan Anayasa değişiklik tasarısına kesinlikle “ HAYIR “ denilmelidir.


Nefret Söyleminin, Ayrımcılığın ve Eşitsizliğin Önünü Açan 
Anayasa Değişikliğine Hayır!

 AKP iktidarı boyunca Anayasa’nın defalarca ayaklar altına alındığına, uygulanmadığına ve laiklik ilkesinin aşındırıldığına tanıklık ettik. Seçim atmosferine girdiğimiz bugünlerde, muhafazakar oylara gözlerini diken hem iktidar hem de muhalefet partileri geri dönüşü zor olacak adımları, kısa vadeli çıkarları için atmaktan çekinmiyor.

Durduk yere başörtüsüne güvence ile başlatılan tartışmada el yükselten, başörtüsünü tekelinde gören siyasi iktidar, anayasa değişiklik teklifini 9 Aralık tarihinde Meclis’e sundu.

Taslakta kadınların kılığı ve kıyafeti üzerinden yapılan tanımlamalar ucu açık, istismara açık tanımlamadır. Laiklik ilkesini ayaklar altına alabilecek uygulamalara kapı açabilecektir. Kadınları başörtülü ya da başörtüsüz diye ayırmak ayrımcılıktır. Başörtüsü bu toplumda anayasa ile düzenlenecek değil, toplumsal uzlaşma ile çözülecek bir başlıktır.

6 yaşında kız çocuğunun istismarına sessiz kalan, çocukları istismardan korumayan iktidar, yetişkin bireylerin cinsel yaşamlarını dizayna kalktı. LGBTİ+ bireyleri hedefine alan hükümet, aile tanımını yapılış amacına aykırı bir şekilde anayasaya taşıdı. Bu muhafazakâr iklimde çok eşliliğin önünü açacak riskler taşıyan yeni düzenleme ile boşanmış çocukları ile yaşayan bireyler yok sayılırken, iktidarın ayrımcılık ve nefret söyleminin anayasaya girmesinin yolu açılıyor.

Ülkenin gündemi başörtüsü değil, açlık, yoksulluk, işsizlik, güvencesizliktir. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleridir. Yaşamın her alanına sinmiş cinsiyetçilik ve eşitsizliktir. Kadın düşmanlığıdır. Siyasi iktidar ülkenin gerçek gündemini başörtüsü ile örtmeye çalışıyor.

Demokratik bir anayasa, siyasetçilerin cinsiyetçi bakışlarını, nefret söylemlerini hayata geçirebilecekleri, kadın bedeni ve kılığı kıyafeti üzerinden siyaset yapabilecekleri hukuksal metinler değildir.

Kadınların ve Çocukların Yaşamları Siyasi Malzeme Değildir!

İktidarının gücünü muhafazakarlığa ve dinin siyasallaşmasına dayandıran AKP’nin, yıllardır cemaatleri, tarikatları güçlendirdiğini, kolladığını biliyoruz. Tarikat ve cemaatler anayasaya aykırı bir şekilde varlığını sürdürürken, defalarca kız ve oğlan çocuklarının istismar edildiği olaylarla gündeme geldi. Kamuoyuna yansıyana kadar üstü örtülen, görmezden gelinen olaylardan biri de 6 yaşındaki kız çocuğunun babasının aracılığıyla başka bir erkek tarafından yıllarca istismar edilmesinin gündeme düşmesi oldu.

Kadın hareketi yıllardır AKP iktidarı döneminde “bir kereden bir şey olmaz” diyen, evlilik yaşını onüçe kadar düşürmeye çalışan, çocukların tecavüzcüsüyle evlendirilmesi için yasa yapmaya kalkan vekillere karşı mücadelesini sürdürüyor. Üstüne bir de cemaatleri vakıfları büyüten besleyen kendileri değilmiş gibi çocuk istismarını münferit, siyasetin dışında göstermeye çalışan bakan da gördük.

Altını çiziyoruz, kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve istismar münferit değil politiktir.

Başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı olmak üzere, tüm siyasi liderlere ve milletvekillerine tekrar hatırlatalım, siyasetin amaçlarından biri de, kadınları ve çocukları şiddetten ve istismardan korumak, güvenli sağlıklı bir gelecek sunmaktır.

Kadına ve kız çocuklarına yönelik her suçta devletin kurumları, yargı, kör sağır ve dilsiz olurken, iktidara “dil uzatan” herkes göz açıp kapayınca kadar hapsi boyluyor. Devletin görevi muhalefeti susturmak, grevleri ertelemek, emeğin haklarını yok saymak değildir. Temel hakları korumak ve kullanılmasını güvence altına almaktır. Bir istismar olayında örtbas etmek değil, çocuğun çıkarını üstün tutarak harekete geçmek devlet kurumlarının öncelikli görevidir.

Bizler Metal işçisi kadınlar olarak; çocuklarımızın geleceğini karanlığa asla teslim etmeyeceğiz. Bunun için, Anayasa’ya aykırı faaliyetlerini sürdüren tarikatlar, cemaatler ve vakıflar kapatılmalıdır. Çocukların çıkarları her şeyin üstünde tutulmalı istismardan korunmalıdır. 18 yaş altı evliliklere izin verilmemelidir. Tartışılması bile akla getirilmemelidir.

Tüm muhalefet partilerine çağrımız; başörtüsüne güvence diye çıkılan yolda AKP tarafından Meclis’e sunulan anayasa değişiklik tasarısına siyasi kaygılarla bakılmamalıdır. Temel hak ve özgürlükleri ve laiklik ilkesini ayaklar altına alacak, nefret söyleminin, ayrımcılığın ve eşitsizliğin yolunu açacak olan değişiklik tasarısına kesinlikle “ HAYIR “ denilmelidir.

 

BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
KADIN KOMİSYONU