YanMenu

21
Haz

Kadın işçiler için Sağlıklı ve  Güvenlikli İşyerleri

Hali hazırda, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun ve ilgili yönetmeliklerin erkek işçi odaklı çerçevesi, kadın işçiler için yeterli koruma ve ihtiyaçlarına bir çözüm üretmiyor. Bunun için cinsiyete ve toplumsal cinsiyet rollerine duyarlı bir işçi sağlığı ve güvenliği politikasının hayata geçirilmesi önemli ve elzemdir.

28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü nedeniyle, gözler bir kez daha iş yerlerindeki sağlık ve güvenlik önlemlerine çevrilmişken, mevcut işçi sağlığı ve güvenliği politikalarının ve uygulamalarının iş cinayetlerini, meslek hastalıklarını önlemekten uzak olmasının yanında, çalışma yaşamında kadın işçilerin sağlık ve güvenlik risklerini ihmal ettiğinin de altını çizmek gerekiyor.

Kadınlar çalışma yaşamının vazgeçilmez parçası. Kadınların emek piyasasında tabi olduğu ayrımcılık, kabul edilemez temel insan hakkı ihlalidir. Buna karşı mücadele başta sendikalar olmak üzere  her kurum ve kuruluşun öncelikli görevidir.  

Ülkemizde, işçi sağlığı ve iş güvenliği çalışmaları kadınları, analık hali üzerinden değerlendiren sorunlu ve yetersiz bir bakışla, meselenin çözümüne yönelik olarak kapsamlı bir yaklaşım ortaya koyabilmiş değil. Bu nedenle uygulamada, neredeyse, gebelik ve süt verme dönemi koruması dışında kayda değer bir adım da atılamadı.

Sendikamızın yapmış olduğu çalışmalar, araştırmalar ve dünyada yapılan birçok araştırma gösteriyor ki, kadın işçiler erkeklerden farklı olarak işyerlerinde bir çok risklerle  karşı karşıyalar.  

Kadın işçi sağlığını ihmal edilmeyecek bir başlık olarak öne çıkaran nedenler;

  • Kadınların işyerinde erkeklerden daha fazla sırt ağrısı, cilt hastalıkları, baş ağrıları ve göz yorgunluğu yaşıyor.
  • Tekrarlayan ve monoton işlere ve stresli koşullara erkeklerden daha fazla maruz kalıyor.
  • Kadınların işyerinde fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet ve tacize uğrama olasılığı erkeklerden daha fazladır.
  • İşyerlerinin, makinaların, araç ve gereçlerin, birçok kişisel koruyucu donanımların erkek işçilere göre dizayn edilmiş olması kadın işçiler için yeterince koruma sağlamazken hem ergonomik  hem de kaza riskleri ortaya çıkıyor.
  • Kadınlar işyerlerinde cinsiyetleri nedeniyle daha fazla psiko-sosyal risklerle karşı karşıyadır. Ücretten, terfie, iş ile ilgili fırsatlardan yararlanmaya kadar birçok ayrımcılığa maruz kalıyor.
  • İnşaat, madencilik ve metal gibi  geleneksel ve çok tehlikeli sektörlerde erkek işçiyi  merkezine alan sağlık ve güvenlik riskleri bilinir ve önlemeye çalışılırken, kadınların çalıştığı işlerde, çalışma ortamının, kimyasal ve biyolojik risklerin kadın sağlığı ve üreme sağlığına etkileri çok fazla çalışılan bir alan değil.
  • Kadınlar ücretli emek piyasasında ve evde karşılığı ödenmeyen bakım ve ev içi işleri nedeniyle, çifte mesai yapıyorlar, çok daha uzun sürelerle çalışıyorlar. Uzun çalışma süresi kadınları daha fazla iş kazası riski ve sağlık sorunu ile yüz yüze bırakıyor.

Hali hazırda, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun ve ilgili yönetmeliklerin erkek işçi odaklı çerçevesi, kadın işçiler için yeterli koruma ve ihtiyaçlarına bir çözüm üretmiyor. Bunun için cinsiyete ve toplumsal cinsiyet rollerine duyarlı bir işçi sağlığı ve güvenliği politikasının hayata geçirilmesi önemli ve elzemdir.