Oyak Renault davasında, yargı kararının hiçbir meşru açıklaması bulunmamaktadır

Kolluk kuvvetleri ve Yargının kişi hak ve özgürlüklerinin en temel unsurlarından olan sendikal hakları koruması gerekirken, tüm hukuk kurallarına aykırı olarak engellemesinin hiçbir meşru açıklaması bulunmamaktadır.

Bilindiği üzere 2015 yılı içerisinde Oyak Renault Otomobil Fabrikası’nda çalışan işçilerin büyük çoğunluğu Birleşik Metal İş Sendikası'na üye olmuş ve baskılara rağmen Birleşik Metal İş Sendikası ve üye işçilerin ısrarlı talepleri üzerine Renault yönetimi işyerinde tüm işçilerin oy kullandığı bir seçim yapılarak "Sosyal Diyalog Komitesi" adı altında işçilerin kendi temsilcilerini seçmesini kabul etmiş ve seçim günü olarak da 29.02.2016 belirlenmişti.

Ancak Oyak Renault yönetimi 25.02.2016 tarihinde işçilerin kendi temsilcilerini seçmesine izin vermeyeceğini, uymayanlara da yaptırım uygulayacağını duyurdu, akabinde de seçimin yapılacağı 29.02.2016 tarihinde fabrikayı arıza gerekçesi ile tatil ederek aynı gün içerisinde sendikal örgütlenmede öncü konumunda olan Birleşik Metal İş Sendikası üyesi on işçinin iş sözleşmesini tazminatsız olarak erdirdi.

01.03.2016 tarihinde iş sözleşmeleri sona erdirilen arkadaşlarına destek olabilmek ve sendikal haklarını korumak amacıyla fabrikanın önünde basın açıklaması yapmak isteyen Birleşik Metal İş Sendikası üyesi işçilere, Sendika yöneticisi ve çalışanlarına kolluk kuvvetleri tarafından haksız olarak müdahale edildi, hukuka aykırı gözaltı işlemleri yapıldı ve üyelerimiz ve Sendika yetkililerimiz tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi ve Sulh Ceza Hakimince serbest bırakıldı.

Kolluk kuvvetlerinin ve Adli makamların hukuka aykırı bu uygulamalarından cesaret alan Oyak Renault yönetimi, aynı gün ve akabinde yaklaşık 130 üyemizi sendikal nedenle işten çıkarttı ve çalışmasına devam eden diğer üyelerimize baskı yaparak Sendikamızdan istifa ettirdi. Üyelerimizce açılan sendikal tazminat talepli işe iade davalarının tamamında Oyak Renault Yönetiminin işçileri sendikal nedenle işten çıkarttığı ve sendikal haklarını kullanmasını engellediği yönünde karar çıkmıştır.

Hukuka aykırılıklar bununla da bitmemiş, o gün gözaltına alınan üyelerimize, Sendikamız yöneticileri ve çalışanlarına Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmış ve dava sonucunda 02.11.2018 tarihinde kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldıkları gerekçesiyle 5 ay hapis cezası verildi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

Asliye Ceza Mahkemesi’nin bu kararının hukuka aykırı olduğu açıktır. Aynı olaylarda gerek Anayasa Mahkemesi’nin gerekse de İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’nin verdiği yüzlerce kararda basın açıklaması yapmak isteyenlerin kollukça engellenmesinin hak ihlali olduğu tespit edilmişse de Asliye Ceza Mahkemesi Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararlarını dikkate almamayı tercih etmiştir.

Mahkeme, kararıyla Sendikamıza ve üyelerimize “işveren sizi istediğiniz sendikaya üye oldunuz diye işten çıkartabilir, baskı yapabilir, zorla üyelikten istifa ettirebilir, itiraz eder hakkınız aramak isterseniz size hapis cezası veririz” mesajı vermek istemiştir.

Kolluk kuvvetleri ve Yargının kişi hak ve özgürlüklerinin en temel unsurlarından olan sendikal hakları koruması gerekirken, tüm hukuk kurallarına aykırı olarak engellemesinin hiçbir meşru açıklaması bulunmamaktadır.

BİRLEŞİK METAL-İŞ
Genel Yönetim Kurulu