YanMenu

28
Kas

Basın açıklaması

Emperyalist işgal ve sömürüye, mandacılığa karşı ulusal egemenlik için Kuva-yi Milliye’de birleşen halkımız tüm varlığıyla mücadele etmeyi sürdürüyordu. Nihayet takvimler 30 Ağustos 1922’yi gösterdiğinde Mustafa Kemal önderliğindeki Kuva-yi Milliye orduları, Büyük Taarruz’la, emperyalistlere ve işbirlikçilerine son ve kesin darbeyi vurdu.


30 Ağustos Zafer Bayramı, Cumhuriyet’e gidilen yolda verilen destansı mücadelenin adıdır.

Bir ülkenin bağımsızlığına kast edenler bu önemli günleri yasaklamak, görmezden gelmek, belleklerden silmek ve yerlerine bir avuç çıkar sahibinin hatırlanacağı tarihler eklemek isterler.

Ulusal tarihleri unutturmak isteyenler, halkın egemenliğine karşı tek adam rejimini kurmak isteyen saltanat sevdalılarıdır.

Oysa bir ulusa karakterini veren, halkının verdiği amansız bağımsızlık mücadelesidir.

Bir ulusun belleğinde yeri asla doldurulamayacak, değerini asla yitirmeyen günler, halkın kendi kaderini, egemenliğini kazandığı bu kurtuluş günleridir.

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın anlamı ve önemi de tam buradan gelir.

Bir ülkenin emperyalizme karşı tam bağımsızlığını isteyenler, emeğin kurtuluşu için mücadele edenler 30 Ağustos’un gerçek değerini bilenler ve tarihlerini buradan başlatanlardır.

Biz emekçiler ve emek dostları çok iyi biliyoruz ki; 30 Ağustos mirasına yakışan, NATO’dan çıkmak ve bütün emperyalist askeri üstlere el koymaktır.

30 Ağustos’a yakışan; uluslararası sermayenin, yerli kaynaklarımızı ve emeğimizi sömürmesine son vermektir.

30 Ağustos’a yakışan ülkemizde, bölgemizde ve dünyada emperyalist çıkarlara değil, ezilen halkların çıkarına politikalar yürütmektir.

Tam bağımsızlığa ve emeğin kurtuluşuna doğru yürüdüğümüz yolda, ulusal kurtuluş günlerimizin büyük anlam taşıdığını biliyor ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı inatla, heyecanla ve gururla kutluyoruz.

Yaşasın 30 Ağustos Zafer Bayramı!

BİRLEŞİK METAL-İŞ
Genel Yönetim Kurulu

Temmuz 2020’de dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 2 bin 385 TL’dir. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 8 bin 249 TL olarak gerçekleşmiştir.