YanMenu

25
May

28 Nisan, İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü

Tüm önceliğimizin insan hayatı olduğunu bir kez daha hatırlatarak, işçilerin gelirlerini ve işlerini güvenceye alarak, zorunlu ve acil işler dışında tüm işlerin durdurulması için çağrımızı tekrarlıyoruz. 28 Nisan’ın resmi “Yas Günü” olarak ilan edilmesini talep ediyoruz.

SALGIN EN ÇOK İŞÇİLERİ VURDU

28 Nisan, “İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü.” Salgın günlerine denk gelen bu gün, işçi hayatının sermaye için ne denli önemsiz ayrıntı olduğunu bir kez daha gözler önünü serdi. Eşitsiz ve adaletsiz sermaye düzeninde sınıfsal konumumuzun salgına yakalama riskimizi belirlediğini gördük. Bu olağanüstü günler, işçilere hayatta kalmak için bile örgütlenmenin ve örgütlü mücadelenin aciliyetini gösterdi.

İşyerlerinde her yıl sermayenin kar hırsı nedeniyle binlerce işçi hayatını kaybediyor, sakat kalıyor ya da meslek hastalığına yakalanıyor. İSİG Meclisi verilerine göre 2019 yılında 115 kadın ve 1621 erkek toplam 1736 işçi iş cinayetleri sonucunda hayatını kaybetti. Dünya verileri de işçiler açısından vahim bir tablo sergiliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 2 milyon 300 bin kadın ve erkek çalışırken hayatını kaybediyor.

Çin’de ortaya çıkan ve dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, ülkemizde ilk hastalığın tespit edildiği 11 Mart 2020 tarihinden itibaren en acil gündemimiz oldu. Hergün salgın nedeniyle ölenlerin sayısı artıyor. Dünyada ölümler 200 bin’e yaklaştı. Ülkemizde ise 2 bini aştı. Salgınla mücadele adına birtakım önlemler hayata geçirildi. Bu önlemlerden sosyal izalasyon ve evde kal çağrılarına işçilerinde uyabileceği koşullar sağlanmadı. Hatta bellirli günlerde uygulanan sokağa çıkma yasağından bile muaf tutuldular. Fabrikalarda çalıtırıldılar.

Salgının başladığı günden bugüne “evde kal” çağrısı yapılırken, zorunlu olmayan işlerde çalışma durmadı. Cumhurbaşkanı’nın “çarklarının dönmesini sağlamak zorunda olan bir ülke” dediği ülkemizde, milyonlarca işçi işyerlerinde salgın ve iş kazası riski altında güvensiz işyerlerinde çalışmaya zorlandı. İşsiz kalma ve açlığa terkedilme korkusu ile işçiler her gün işlerinin yolunu tuttu.

ILO verilerine göre yüzde 70’i kadın çalışanlardan oluşan sağlık alanında ve ücretli ücretsiz bakım hizmetlerinde iş yükü arttı. Marketlerde, kargo şirketlerinde çalışmalar hız kesmedi. Çalışanlar bir yandan salgın riskinin psikolojik baskısı, bir yandan ağır çalışma koşulları altında çalışmak zorundalar. Bu salgın dönemi değersiz kılınan ücretli ücretsiz bakım emeğinin yaşam için hayati önemini gösterdi

Birleşik Metal-İş Sendikası olarak örgütlü olduğumuz işyerlerinde ilk günden itibaren salgınla mücadele ve tüm önlemlerin alınması için mücadele ettik. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu 13. Maddesi “çalışmaktan kaçınma hakkı” başta olmak üzere tüm yasal ve meşru haklarımızı kullanmaktan çekinmedik. Bugüne kadar 18 işyerinde 5’i kadın 113 erkek işçi olmak üzere 118 üyemizde Covid-19 virüsü tespit edildi. Tüm üyelerimiz salgını izolasyonla yendi. Hayati tehlikesi olan üyemiz bulunmuyor. Kısa çalışma ile 13. madde kullanılarak işyerlerinin büyük çoğunluğunda üretime ara verildi.

Tüm önceliğimizin insan hayatı olduğunu bir kez daha hatırlatarak, işçilerin gelirlerini ve işlerini güvenceye alarak, zorunlu ve acil işler dışında tüm işlerin durdurulması için çağrımızı tekrarlıyoruz. Covid-19'un meslek hastalıkları statüsünde kabul edilmesini ve 28 Nisan’ın resmi “Yas Günü” olarak ilan edilmesini talep ediyoruz.

Birleşik Metal-İş
Genel Yönetim Kurulu