YanMenu

28
May

Basın açıklaması

Kıdem tazminatlarımıza yönelik tehdit yakınlaştı.

TBMM yaz tatiline girerken aceleyle çıkartılan 11. Kalkınma Planı içinde kıdem tazminatlarımızın fona devredilmesi ifadesi de yer aldı.


Kıdem tazminatlarımıza yönelik tehdit yakınlaştı.

TBMM yaz tatiline girerken aceleyle çıkartılan 11. Kalkınma Planı içinde kıdem tazminatlarımızın fona devredilmesi ifadesi de yer aldı. Kabul edilen 11. Kalkınma Planında yeralan ifade aşağıdaki gibidir; "Bireysel emeklilikteki otomatik katılım sistemi sistemde kalış süresi ve fon tutarını artıracak şekilde yeniden düzenlenecek ve bireysel hesaplara dayalı kurulacak kıdem tazminatı fonu ile entegre edilecektir"

Bunun açık ifadesi kıdem tazminatlarımız, Bireysel Emeklilikle birleştirilmek adı altında iç edilecek demektir. Muhalefet tarafından metinden bu cümlenin çıkarılması için yapılan öneri ne yazık ki AKP ve MHP milletvekilleri tarafından reddedilmiştir.

Bu gelişme kırmızı alarm demektir ve tehlikenin iyice yaklaştığını göstermektedir. Sendikamız için “kırmızı gömleklerimizi” giymenin zamanı gelmiştir.

Çünkü neredeyse yüzyıla yakın zamandan beri elimizde olan bir hakkımıza el konulmak istenmektedir. Oysa bu hak bizden önceki kuşakların büyük mücadelelerle adeta söke söke elde ettiği, geliştirdiği ve elimizde kalan son kalemizdir.

  • Kıdem tazminatlarımız bizler için birikmiş emeğimizin kısmen karşılığıdır.
  • İşverenlerin keyfi işten çıkarmalarına karşı caydırıcı bir etkendir.
  • İşçilerin yıpranmışlığının bedeli ve liyakatının karşılığıdır.
  • İşsiz kalan işçinin bu zor döneminde geçimini teminetmesi için bir dayanaktır.
  • İşçinin emekliliğinde aldığı bir ikramiye gibidir.
  • Ücretlerin son derece düşük olduğu ülkemizde ücretin ödenmeyen kısmıdır.

Şimdi bizden bütün bu kazanımlarımızdan vazgeçmemizi ve tazminatlarımızın fona devredilerek hiç edilmesini onaylamamızı bekleyenlere gereken en sert cevabı vereceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

İşvereni kıdem tazminatı vermekten kurtaran, işçinin işten çıkartıldığında kıdem tazminatı almasını engelleyen, üstelik en az 15 yıl bu tazminatı almaktan alıkoyan veya ancak emekli olduğunda yararlanabileceği ve bunu da miktar olarak şimdiki miktarın üçte biri oranında elde edebileceği bir sadakaya dönüştüren bu tasarıyı şiddetle reddediyoruz.

Amaçları bellidir; İşverenleri yük olarak gördükleri kıdem tazminatından kurtarmak ve işçilerin bu hakkını da gasp ederek tamtakır ettikleri kasalarına yeni kaynak yaratmak.

Buna müsaade etmeyeceğiz. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası olarak kıdem tazminatlarımızın yok edilmesi anlamına gelecek bu fon hazırlığı karşısındaki tavrımız çok nettir ve bu kararlılığımızı tüm kamuoyu nezdinde hatırlatmayı bir görev addediyoruz.

 

BİRLEŞİK METAL-İŞ
Genel Yönetim Kurulu


 

1 Mayıs “Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü'nde, DİSK Genel Merkezi’nden Taksim Ânıtı önüne çelenk bırakmak için yürümek isteyen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu yönetici ve üyeleri polis saldırısıyla karşılaştı


Basına ve Kamuoyuna
1 Mayıs “Birlik, Dayanışma ve Mücadele Gününde, DİSK Genel Merkezi’nden Taksim Ânıtı önüne çelenk bırakmak için yürümek isteyen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu yönetici ve üyeleri polis saldırısıyla karşılaştı. DİSK Genel Başkanı Arzu ÇERKEZOĞLU, DİSK Genel Sekreteri Adnan SERDAROĞLU ve DİSK’e bağlı sendikaların yöneticilerinin de içinde bulunduğu çok sayıda kişi DİSK Genel Merkezi önünden gözaltına alındı. Koronovirüs salgını nedeniyle, sosyal mesafe dâhil her türlü sağlık ve güvenlik önlemi alınarak yapılmak istenen yürüyüşe, salgın bahane edilerek yapılan polis müdahalesi ve gözaltı asla kabul edilemez.
Tek adam yönetimi ve AKP iktidarı içinden geçtiğimiz bu salgın günlerinde, halkımızın ve emekçilerin en temel ihtiyaçlarını, yaşam hakkını hiçe saymaya devam ediyor. Sade emekçiler faturalarını, ev kiralarını, kredi kartı borçlarını temel sağlıklı beslenme ihtiyaçlarını karşılayamazken; aymaz iktidar işçileri ücretsiz izin adı altında 1170 TL gibi insanlık dışı ücretle yaşamaya mahkûm edecek maddeyi içeren torba yasayı çıkarmaktan geri durmuyor. İşçiye, emekçiye, sendikalara, emekten yana demokratik kitle örgütü ve siyasi partilere, hatta kendisine oy verenlerinde içinde bulunduğu milyonlarca insanın sesine kulaklarını kapıyor, büyük sermayenin çıkarına yasalar çıkarıyor. Siyasi iktidar salgına karşı insanlarımızı korumak şöyle dursun, emeğe ve halk sağlığına zararlıdır.
Salgın koşullarında çarklar dönsün diye yaşamsal risk altında fabrikalarda ve birçok işyerinde işçiler çalışmaya devam ederken, tüm sağlık önlemlerinin alınmasına rağmen işçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramında, Taksim’e yürümesi yasaklanması ve yürümek isteyenlere acımasızca saldırılarak gözaltına alınması kabul edilemez.
Emeğin, yoksulların, salgınla mücadele edebilecek kaynaklara erişemeyen yurttaşların sesini 1 Mayıs alanına taşımak isteyen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonuna yapılan polis saldırısı siyasi iktidarın demokrasinin zerresine dahi tahammül gösteremediğinin ispatıdır. Siyasi iktidarın, emek düşmanlığının, halk düşmanlığının ispatıdır. Bu saldırı DİSK’e üye on binlerce işçiye ve bütün emekçilere yapılmıştır. Taksim 1 Mayıs alanıdır. Salgın bahane edilerek yapılan bu saldırı ve gözaltı AKP’nin iktidarı süresince Taksim’e yürümek isteyen işçilere yaptığı saldırılarının devamıdır.
Bu saldırı kınıyor, gözaltındaki yönetici ve dostlarımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.
Gözaltılar serbest bırakılsın!
Yaşasın 1 Mayıs!
Taksim 1 Mayıs Alanıdır!
1 Mayıs Şehitleri Ölümsüzdür!

BİRLEŞİK METAL-İŞ
Genel Yönetim Kurulu

Tüm önceliğimizin insan hayatı olduğunu bir kez daha hatırlatarak, işçilerin gelirlerini ve işlerini güvenceye alarak, zorunlu ve acil işler dışında tüm işlerin durdurulması için çağrımızı tekrarlıyoruz. 28 Nisan’ın resmi “Yas Günü” olarak ilan edilmesini talep ediyoruz.

Page 1 of 4